Yunan Alfabeleri'nin
Sınıflandırılması
- Batı Grubu Alfabeler :
Kıta Yunanistan’ın büyük bir
kısmında x harfi k+s olarak
gösterilir. işareti de k+h ve
ya nefesli h sesini temsil
eder.
- Doğu Grubu Alfabeler :
Korinthos civarındaki bazı
şehirler ise x=k+h ve =p+s
şeklinde kullanılmıştır.
- Primitiv Grup : Girit ,Thera,
Melos, Güney Ege adaları ise
bu harfleri ilk devirlerinde
hiç kullanmamışlardır.
Öte yandan, önceleri kısa ve
uzun “o”sesini ayırt etmek
gereği Yunanistan’da pek
hissedilmediği halde Ege’de buna
ihtiyaç duyulmuş ve böylece
alfabenin sonuna eklenen “omega”
"Ω, ω" harfi Yunanistan’ın halkı
tarafından da benimsenmiştir.
İonia’nın arkaik yazıtları
azdır ve mevcutlarının en eskisi
de M.Ö.VII. y.y.’a ait Smyrna’da
bulunmuş ve Omega harfi içeren
bir yazıttır.
Ege’nin alfabeye olan diğer
bir katkısı da uzun “e” sesinin
karşılığı olan Eta "Η, η"
harfidir. Aslında bu harf,
Atina’nın da dahil olduğu bir
çok Yunan kentinde boğazdan
çıkan “h" sesini ifade etmek
üzere zaten kullanılmaktaydı.
İonyalıların yaptıkları şey, bu
harfin fonksiyonun değiştirmek
olmuştur Bu yeni kullanım tarzı
omega da olduğu gibi tüm yunan
dünyası tarafından kısa bir süre
içinde benimsenmiştir.
Yerel Epikhorik alfabeler M.Ö.
V. y.y.’da büyük rağbet görmüş
ve aynı yüzyılın sonlarına doğru
da yerlerini İonia alfabesine
bırakmıştır. Bölgesel alfabe ile
yazılmış yazıtların oranı
zamanla düşmüştür. Bu dönem
Yunanistan’ın en parlak çağıdır
ve Herodotos, Thukydides gibi
aydınlar yetişmiştir. Yazıda
birliğin sağlanması adına çaba
göstermişlerdir.
M.Ö. VI. y.y.’dan itibaren
İonia alfabesi büyük bir hızla
benimsendi ve yaygınlaştı.
M.Ö.403 – 402 yılında
Euklides’in Archon’luğu
sırasında bu alfabe Atina’da
resmen kabul edildi. Bu tarihten
sonraki tüm devlet dökümanları
bu alfabe ile yazıldı. Buna
rağmen, sivil yazıtlardaki
bölgesel kullanımlar yarım
yüzyıl kadar devam etti. Bu
etkinin izlerini bazı Anadolu
yazıtlarında görmek mümkündür.
Klasik dönemde Yunanca;
Yunanistan anakarasında, Grit’te,
Kıbrıs’ta, Rodos’ta, Ege
adalarında, Asya, Afrika ve
İtalya’daki Yunan kolonilerinde
konuşuluyordu.
Yunanca Hint – Avrupa dil
ailesinin batı öbeğinin bir
koludur Batı öbeğine giren diğer
diller : İtalik – Roman dilleri
( İtalyanca, Fransızca,
İspanyolca, Romence, Portekizce
) Keltçe ( İrlandaca, Galce,
İskoçyaca Galcesi ) Germen
dilleri ( Norveç dilleri,
İzlandaca, İsveççe, ingilizce,
Hollandaca )
Yunanca; kelime haznesi,
morfoloji ( isim – fiil çekimi
v.s. )fonetik nitelikler
bakımından ortak özellikler
gösteren bir çok lehçe aracılığı
ile bilinir. Lehçelerdeki bu
farklılaşma dil bilimcilerin
“Ortak Yunanca” adı verdikleri,
başlangıçta tek bir dilin
bulunduğu tezini güçlendirir.
Ortak Yunanca Morfoloji yönünden
İtalyan – Kelt ve Ermenice
dillerine yakındır. Ayrıca Hint
– İran öbeğine de benzer. Ortak
Yunanca, bu gün henüz bilinmeyen
Helen öncesi Akdeniz dillerinden
birinden birçok kelime
aktarmıştır. Bu dilin izlerine
yer isimlerinde rastlanır.
Örneğin; -nthos ve –ssos ile
biten kelimeler.
Yunanca’nın Ege havzasına
yayıldığı dönemi tespit etmek
güçtür. Yeni buluşlara göre
(1953) Mykenai dilinin (M.Ö. XV.-
XII. y.y) bir Yunanca lehçesi ya
da Yunanca ile büyük bir
bağlantısı olduğunu ortaya
koydu. Ancak Linear B Ayrı bir
araştırma konusudur. Yunan
lehçeleri ile edebiyat dillerini
karıştırmamak gerekir. Örneğin,
Homeros ve Pindaros’un dilleri
yapma bir dildir, bir çok
lehçenin karışımından meydana
gelir. Lehçeler ise gerçek
konuşma dilleridir ve taşlar
üstüne yazılmış resmi belgeler
aracılığıyla bilinir. Şu halde
Yunanca lehçelerini tespit etmek
için yerel yazıtların
incelenmesi gerekir.
Yazılı kaynaklar, bir çok
Yunan şehrinin ifade aracı
olarak kendine özgü bir lehçe
kullandığını gösterir. Buna
göre;
Grek Diyalektleri
(Lehçeleri):
- ATTİK-İONİK DİYALEKT :
Attika - İonia kolonileri ve
bazı Ege adaları
- AİOLİK DİYALEKT : Lesbos -
Aiolis - Thessalia -
Boiotia’nın bir kısmı
- ARKADİA DİYALEKTİ :
Arkadia - Kıbrıs
- BATI YUNAN DİYALEKTLERİ :
-
- Kuzeybatı Grekçesi :
Phokis - Lokris - Elis -
Aitolia
- Dorik Lehçesi :
Peloponnesos - Dor
kolonileri – Magna Graecia
- İlk üç diyalekt Doğu Yunan
diyalektleri olarak
adlandırılır. Bunun sebebi,
aradaki benzerliklerin sayıca
fazla oluşudur.
- Yine birbirlerine olan
yakınlıkları nedeniyle, ikinci
ve üçüncü gruptaki dillere
Akhaia diyalektleri adı
verilir. Bu gruba Bronz
Çağ’ının Knassos, Pylos,
Mykenai ve Thebai saraylarında
ele geçen ve Linear B ile
yazılmış olan tabletler de
dahildir.
Yunan sitelerinin zamanla
bağımsızlıklarını yitirmeleri,
Yunanlılarda birlik ve
beraberlik ruhunun doğmasına ve
ortak bir dil edinme
gayretlerinin ortaya çıkmasına
neden oldu.
Ünlü tarihçi Ksenophon tüm bu
lehçelerin ortak nitelikleri
bünyesinde toplayan bir dil
“Koine” kullanmak suretiyle bu
hareketin öncülüğünü yapmıştır.
Bu dil Yunanistan'dan Ortadoğuya
kadar geniş bir çevreye yayıldı
sadece Yunanlılarca değil geniş
coğrafyanın
Lingua Franka'sı oldu.
Yahudiler dahil bir çok millet
Koine konuşmaya başladılar İncil
Koine dialektinde kaleme alındı.
Makedonya monarşisi altında
Yunan birliği sağlanınca Attike
lehçesinin arılığı yitirildi ve
İonia lehçesi özellikleri
aktarıldı. Söz dizimi ve
morfoloji sadeleşti. İskender’in
fethettiği ülkelerde ortak lehçe
Koine, Hellenistik monarşilerin
de resmi dili oldu. Koine, Roma
devri Yunan nesircileri
tarafından da kullanıldı.
Çok sonraları I.y.y.’da
ortaya çıkan ve adına Attikizm
denen bir akım da, bozulmuş
Yunan nesir dilini Attika’nın
klasik devirdeki nesir diline
yaklaştırmaya çalıştı. Karşı
çıkmalara rağmen, bu yeni nesir
dili kendini koruyabildi ve yazı
dili ile konuşma dili arasında
büyük farklılıklar ortaya çıktı.
|