Yunan Alfabesi'nin Kökeni ve
İlk Yunan Yazısı
Grekçe Yunan yazısından söz
ederken, Michael Ventris
tarafından çözülmüş olan Mykenai
( Linear B ) yazısını da göz
önüne almak gerekir. Son
araştırmalar Mykenai dilinin
Grekçe ile büyük oranda
benzeştiğini ve öncülü olarak
görülebileceğini ortaya koysa da
Yunan dilinin, Linear B
yazısındaki yetersizliklerden
dolayı bu dile kaynaklık
edebileceği doğru bir sav
olmaz.( 88 işaretten oluşan
Linear B yazısı ) Linear B
yazısı M.Ö. 1450 – 1200 yılları
arasına
tarihlendirilir.“Saraylar
Sonrası Çağ” olarak da
adlandırılan bu dönemde
Yunanistan anakarasında yerli
halk Akhalar görülmektedir Bu
halk yazının ortaya çıkmasına
öncülük eder. Mykenai, Attika,
Tyrnys, Boitoia kentlerinde de
yazıya dair buluntular söz
konusudur.Linear B, soldan sağa
doğru yazılan bir dildir. Tüm
heceler sesli harfle biter.88
işaretten oluşan dilde her bir
işaret bir heceye karşılık gelir
Hece işaretlerinden ve
ideogramlardan
oluşur.Zarif,yuvarlak hatlı ve
karışık işaretlerdir. Eril ve
dişil ayrımına sahiptir.Arkeolog
ve bir dil bilimci olan A. Evans
tarafından kazı başkanı olduğu
Knasos kazı-araştırmaları
yoluyla Linear B yazılı
tabletler bulmuş ve Girit
Arkeolojisine önemli katkılar
sağlamıştır.Michael Ventris,
Kıbrıs hece yazısını
çözümleyerek Linear B yazısının
Yunan alfabesinden farklı
olduğunu ortaya koymuştur. Girit
Sarayları baz alınarak A.Evans’ın
bize sunmuş olduğu kronolojiye
göre ;
Saraylar Öncesi Çağ : M.Ö.
2600 – 2000 Erken Saraylar
Çağı : M.Ö. 2000/1900 - 1700 (
1600 ) Geç Saraylar Çağı : M.Ö.
1600 – 1450 ( Liner A Yazısı )
Saraylar Sonrası Çağ : M.Ö. 1450
–1200 / Deniz Kavimleri Göçü (
Linear B Yazısı )
Burada üç tip yazı söz
konusudur. Linear A’dan önce
ideogram ya da “ Girit
Hiyeroglifi Yazısı” görülür.
Mısır hiyeroglifleriyle bağlantı
kurulacak kadar çok benzeşir. Bu
resim yazı yavaş yavaş Geç
Saraylar Evresi’nde, Linear A
halini alır,ancak ideogram
yazısına, kült amaçlı olarak
kullanılmaya devam edilir.
İdeogramlar ağırlıklı olarak
hayvan başlarından oluşur.
Sözlü ve yazılı Yunan
kaynaklarından, Yunan
alfabesinin ortaya çıkışına
ilişkin bazı bilgiler sağlamak
mümkündür. Herodotos’a göre
fonetik alfabe Fenikeli Kadmos
tarafından Yunanistan’a
sokulmuştur. Herodotos,
“Fenikeliler Helenlere bilim ve
yazıyı naklettiler.”demiştir.
Fakat bir diğer iddiaya göre
Fenikeli Kadmos’un Yunanistan’a
sadece 12 Fenike harfi soktuğu
ve geri kalan harflerin Yunanlı
Palméde’nin icat ettiğidir.
Fenikelilerin kullandıkları en
erken Yunan yazısı gibi sağdan
sola doğru “sinistrorsum”
yazılır. Yunanlıların
Fenikelilerden öğrendikleri
alfabe 22 harften oluşan kuzey
Sami alfabesidir. Fenike harf
isimlerinin Yunan alfabesindeki
harf isimlerine çok benzemesi,
alfabenin doğu kökenli olduğunun
güçlü belirtileridir. Bu anlamda
yapılan araştırmaların muhtemel
kıtlığı gibi Fenike alfabesinden
başka Anadolu’da kullanılan yazı
sistemlerinin de etkisi
olmuştur.
Ulaşım ve ticaretin
ilerlemesi, Yunanlıların
Fenikelilerle sıkı ticaret
ilişkilerinde bulunmaları ve
Yunan kültürünün gelişmesine
neden olmuştur. Fenikelilerin
mallarını belirlemede bazı
işaretler kullandıklarını
gördükleri ve bunları en kısa
zamanda öğrenerek kendilerine
uyarladıkları bir gerçektir.
Yunanlılar harflere Phoinikeia
yani “Fenike şeyleri”
demişlerdir. Yunanlılar yazıyı
M.Ö. VIII.y.y. başlarına doğru
Fenikelilerden öğrenmişlerdir.
Bir taraftan eski İyon yazısının
“Foinikeia” adın taşıdığını
bildiren tarihçi Herodotos ve
Teos’ta bulunan bir yazıt, diğer
taraftan eski Yunan harflerinin
şekil ve adları bu gerçeği açığa
vurmaktadır. Fenike dilinde
sırasıyla; alef, bet, gimmel
harfleri Yunanca alfa, beta,
gama, harflerine karşılık gelir.
Diğer bazı kaynaklar da
yazının Fenikelilerden alınıp
batıya getirilişi olayını tanrı,
yarı tanrı ya da kahramanlara
maletmektedirler.
Son araştırmalar göstermiştir
ki, Yunanlıların alfabeyi
öğrendikleri yer, onların ticari
amaçlarla Suriye sahillerine
kurdukları yerleşim
merkezleridir. Bu ortak
kaynaktan dağılan alfabe önce
büyük ticari merkezlere ( Girit,
Rodos ve Euboia ) ve oradan da
Yunanistan’ın bölgelerine
yayılmıştır. Orantes ( Asi nehri
) kıyı yerleşimleri olan Al-Mina,
Hamath da yapılan kazılar
sonucunda ele geçirilen
buluntular bunu kanıtlar. Sonuç
olarak şunu söylemek mümkündür :
Ege adaları ile doğu ülkeleri
arasında ticaret yapan bazı
Yunanlılar, Suriye – Fenike
sahillerine yerleşmişler ve Geç
Geometrik Devir’de ( M.Ö. VIII.y.y.
ortaları ) bölgedeki
Fenikelilerden yazıyı
öğrenmişlerdir.
Yazının Yunanistan’a geçişi
tümüyle bir rastlantı ürünü
olduğundan, Arkaik Devir Yunan
yazısında genel bir düzensizlik
ve dağınıklık görülür. Bunun
sonucu olarak, her bölgenin ve
her şehrin ilk alfabelerinde
büyük farklılıklar ortaya
çıkmıştır. Bu farklılıklar o
kadar belirgindir ki, bir arkaik
devir yazıtının hangi bölge ya
da kente ait olduğunu kolaylıkla
saptamak kolaydır.
Yazıyı öğrenen ve onu günlük
hayatta yoğun bir şekilde
kullanmaya başlayan Yunanlılar,
bazı değişiklikler de
yaparak,Fenike alfabesini kendi
dil yapılarına uyarlamışlardır.
Örneğin; sesli harf i bulunmayan
Fenike alfabesindeki bazı
harflere sesli bir karakter
kazandırmışlar ve bu alfabe ile
ifade edemedikleri bazı sesleri
göstermek üzere alfabeye bazı
yeni harfler eklemişlerdir. Bu
ilave harfler: Phi, Khi ve Psi
v.s...’dir. Yakın döneme kadar,
bu harflerin kullanılış tarzına
bakılarak Yunan alfabelerinin
bir sınıflandırılması
yapılmıştır. Çünkü ilave harfler
diye adlandırılan bu üç harfin
kullanılış yerleri değişiktir.
|