Yunan Yazıtlarındaki stiller
Fenikeliler bugün bize ters
gelen bir yönde, yani sağdan
sola doğru “Sinistrorsum”
yazmaktaydılar. Her ne kadar A,
I ve T gibi bazı harfler için
yön sorunu yoksa da, diğer
harfleri ters yönde öğrenmiş
olan Yunanlılar, soldan sağa
doğru yazmanın daha kolay
olduğunu anlamakta gecikmediler
ve daha ilk devirden itibaren
hem sağa hem de sola doğru
yazmaya başladılar. Aslında,
yazının yönü hakkında karar
vermek, yazanın ya da sanatkarın
tercihine bağlı birşeydi. Her
iki yönde de yazı yazmanın
görüldüğü bu dönemde, her iki
stili de içeren Örneğin,
Boiotia’da bulunmuş olan ünlü
Apollon Mantiklos heykelinin
üzerinde yer alan at nalı
şeklindeki adak yazıtının ilk
satırı sağdan sola, ikinci
satırı da soldan sağa doğru bir
yol izler. Bu heykel M.Ö 700
yılı sonlarına tarihlendirilir.
Ayrıca Aigina’da bulunan madeni
bir levha üzerindeki tek
satırlık yazı ve de bilinen en
eski yazıtları taşıyan ve
Hera’ya sunulmuş olan Korinthos
yakınlarında bulunan adak
yazıtları soldan sağa doğru
yazılmıştır. Bu örnekler bize
gösteriyor ki Yunanlılar her iki
yönde de kolaylıkla
yazabiliyorlardı. Apollon
Mantiklos heykelindeki gidiş
gelişli yazı belki yüzeyi daha
ekonomik kullanmak belki de
satır başına dönme zahmetinden
kurtulma amacı taşıyordu.
Nedenleri her ne ise, elimizde
gidiş – geliş yönünde yazılmış
bir çok yazıt örneği
bulunmaktadır. Pausanias, bu tür
yazı için “öküz dönüşü” anlamına
gelen Boustrophedon ifadesini
kullanmış ve bu sözcük bilim
adamları tarafından bu stili
ifade etmek üzere teknik bir
terim olarak kullanıla
gelmiştir.
Zamanla, soldan sağa doğru
yazmak daha kolay görünmüş
olmalı ki Boustrophedon stil M.Ö.
VI. y.y.’dan itibaren terk
edilmeye başlanmıştır. Bu
stildeki yazıtların daha çok
dinsel konular içermeleri
nedeniyle bu stil zamanla dinsel
bir kişilik kazanmıştır. Bu
stilin en uzun süre yaşadığı yer
Girit adasıdır.
Yunanlıların, yazıya estetik
bir görünüm kazandırmak üzere
başvurdukları diğer bir yöntem
de Stoikhedon adı verilen yazı
tarzıdır. Sözcük anlamı olarak
“bir düzen içinde” anlamına
gelen bu epigrafik terim,
harflerin alt alta gelecek
şekilde sıralanmasıyla yapılır.
Gerçekten de, iyi düzenlenmiş
olan stoikhedon yazıtlarda
harfler her satırda eşit
sayıdadır ve bir askeri birliğin
dizilişini andırır. Bu stil M.Ö.
VI. y.y.’ın sonlarından itibaren
hızla yayıldı ve bazı istisnalar
dışında, tüm klasik devir
yazıtlarında kullanılmıştır. Bu
tür yazıtların, M.Ö. III. y.y.’ın
sonlarına doğru ( M.Ö. 225 )
ortadan kalktıkları kabul
edilmekle birlikte, bazı
örneklerine sonradan rastlamak
da mümkündür. Örneğin, M.S. III.
y.y.’ın başlarında Lykia’nın
Oinoanda kentinde ele geçmiş
olan bir yazıt.
Bazı arkaik devir
yazıtlarında, sözcük ya da
ifadeleri birbirinden ayırmak
üzere bazı noktalama
işaretlerinin kullanıldığı
görülmektedir. Çoğunlukla üst
üste iki ya da üç noktadan
oluşan bu işaretler arkaik
devirle birlikte ortadan
kalktıysa da, Roma devrinde
yeniden ve değişik bir biçimde
ortaya çıkmıştır. Örneğin, Roma
devri yazıtlarında sözcükler
arasına bazen nokta, bazen de
sarmaşık yaprağı ve ya benzeri
bir süs koymak yaygın bir
alışkanlık haline gelmiştir.
|